-

 

Sıraya göre
   001. Fatiha

   002. Bakara

   003. Al-i İmran
   004. Nisa
   005. Maide
   006. En'am
   007. A'raf
   008. Enfal
   009. Tevbe
   010. Yunus
   011. Hud
   012. Yusuf
   013. Ra'd
   014. İbrahim
   015. Hicr
   016. Nahl
   017. İsra
   018. Kehf
   019. Meryem
   020. Ta-Ha
   021. Enbiya
   022. Hac
   023. Mü'minun
   024. Nur
   025. Furkan
   026. Şuara
   027. Neml
   028. Kasas
   029. Ankebut
   030. Rum
   031. Lokman
   032. Secde
   033. Ahzab
   034. Sebe
   035. Fatır
   036. Yasin
   037. Saffat
   038. Sad
   039. Zümer
   040. Mü'min
   041. Fussilet
   042. Şura
   043. Zuhruf
   044. Duhan
   045. Casiye
   046. Ahkaf
   047. Muhammed
   048. Fetih
   049. Hucurat
   050. Kaf
   051. Zariyat
   052. Tur
   053. Necm
   054. Kamer
   055. Rahman
   056. Vakia
   057. Hadid
   058. Mücadele
   059. Haşr
   060. Mümtehine
   061. Saff
   062. Cum'a
   063. Münafikun
   064. Tegabun
   065. Talak
   066. Tahrim
   067. Mülk
   068. Kalem
   069. Hakka
   070. Mearic
   071. Nuh
   072. Cin
   073. Müzzemmil
   074. Müddessir
   075. Kıyamet
   076. İnsan
   077. Mürselat
   078. Nebe
   079. Naziat
   080. Abese
   081. Tekvir
   082. İnfitar
   083. Mutaffifin
   084. İnşikak
   085. Buruc
   086. Tarık
   087. A'la
   088. Gaşiye
   089. Fecr
   090. Beled
   091. Şems
   092. Leyl
   093. Duha
   094. İnşirah
   095. Tin
   096. Alak
   097. Kadir
   098. Beyyine
   099. Zilzal
   100. Adiyat
   101. Karia
   102. Tekasur
   103. Asr
   104. Hümeze
   105. Fil
   106. Kureyş
   107. Maun
   108. Kevser
   109. Kafirun
   110. Nasr
   111. Tebbet
   112. İhlas
   113. Felak
   114. Nas


anasayfa 

 
                         anasayfa  | ayetler  |  hadisler  |  tavsiyeler  |  e-kitaplar  | arama  |  yardım & iletişim


 
.: 65. Talak Suresi :.

-

 ses dosyasinin açilmasi için windows media player gerekli.
.: yüklemek için buraya tiklayin :.
kurulum tamamlandiktan sonra sayfayi yenileyin (F5)

 önemli bilgi

[Okuyan: Meşari el Efasi]

  

                           Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla...

1. Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.
2. İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.
3. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
4. Kadınlarınız içinden âdetten kesilmiş olanlarla, âdet görmeyenler hususunda tereddüt ederseniz, onların bekleme süresi üç aydır. Gebe olanların bekleme süresi ise, yüklerini bırakmaları (doğum yapmaları)dır. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona işinde bir kolaylık verir.
5. İşte bu, Allah'ın size indirdiği buyruğudur. Kim Allah'tan korkarsa Allah onun kötülüklerini örter ve onun mükâfatını arttırır.
6. Onları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun, onları sıkıştırıp (gitmelerini sağlamak için) kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hâmile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için çocuğu emzirirlerse onlara ücretlerini verin, aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız çocuğu, başka bir kadın emzirecektir.
7. İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
8. Rabbinin ve O'nun elçilerinin emrinden uzaklaşıp azmış nice memleketler vardır ki, biz onları (ahalisini) çetin bir hesaba çekmiş ve onları görülmemiş azaba çarptırmışızdır.
9. Böylece onlar da yaptıklarının karşılığını tatmışlar ve işlerinin sonu tam bir hüsran olmuştur.
10. Allah onlara şiddetli bir azap hazırlamıştır. Ey inanan akıl sahipleri! Allah'tan korkun. Allah size gerçekten bir uyarıcı (kitap) indirmiştir.
11. İman edip sâlih amel işleyenleri, karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size Allah'ın apaçık âyetlerini okuyan bir Peygamber göndermiştir. Kim Allah'a inanır ve faydalı iş yaparsa Allah onu, altlarından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetlere sokar. Allah o kimse için gerçekten güzel bir rızık vermiştir.
12. Allah, yedi kat göğü ve yerden bir o kadarını yaratandır. Ferman bunlar arasından inip durmaktadır ki, böylece Allah'ın her şeye kadir olduğunu ve her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz.


Adı: "Talâk", boşama anlamına gelir. Sûre boşama konusunu ihtiva ettiği için bu ismi almıştır

Nüzul Zamanı: İbn Mesud'un açıklamalarının yanısıra, muhtevasından da bu surenin Bakara'daki Talak ayetlerinden sonra nazil olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar s
urenin ne zaman indiğini kesinlikle tayin edebilmek güç ise de, bu surenin Bakara Suresi'nin Talak ayetleri hakkındaki yanlış anlama ve uygulamanın düzeltilmesi için inzal edildiği rivayetlerden ortaya çıkmaktadır.

Konu: Bu surenin ayetlerinin yeterince kavranabalimesi için, Kur'an'da daha önceden nazil olmuş talak ve iddet ile ilgili ayetlerin hatırlanması gerekir.
"Boşanmış kadınlar üç kur" kendilerini gözetlerler. Eğer Allah'a ve Ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi rahimlerinde yarattığını gizlemeleri kendilerine helal olmaz. Kocaları da bu arada barışmak isterlerse, onları geri almaya daha çok hak sahibidirler." (Bakara: 228)
"Erkek (üçüncü kez) boşarsa, artık kadın başka bir kocaya varmadan kendisine helal olmaz" (Bakara: 230)
"Ey iman edenler! İnanan kadınları nikahlayıp da, henüz onlara dokunmadan boşarsanız, onların üzerinde sayacağınız bir iddet hakkınız yoktur." (Ahzab: 49)
"İçinizden ölenlerin geriye bıraktıkları eşler, dört ay on gün bekleyip kendilerini gözetirler." (Bakara: 234)

Bu ayetlerden aşağıdaki kaideler çıkarılmıştır:
a) Bir erkek, eşini en çok üç kez boşama hakkına sahiptir.
b) Birinci ve ikinci boşamada, iddet esnasında, erkek hanımını geri almaya hak sahibidir. İddet bitiminde ise nikah yenilenir. Kadının kocasına yeniden helal olabilmesi için herhangi bir şart sözkonusu değildir. Fakat erkek, hanımını üçüncü kez boşadığında (son hakkını kullandığında) , hanımını iddet esnasında bile alamaz ve onunla artık bir daha evlenemez.
Ancak kadın başka bir erkekle evlenip yeni kocasının kendi isteği ile onu boşaması halinde, eski kocasıyla yeniden evlenebilir.
c) Hayızdan kesilmemiş medhule (zifaf görmüş) bir kadının iddet süresi 3 aybaşı (hayız) dır. Birinci ve ikinci boşama esnasında kadın, iddet süresi içinde erkeğin eşi olarak kalmaya devam eder ve erkeğin onu geri alma hakkı vardır. Fakat erkek eşini üçüncü kez boşarsa, artık onun karısını iddet süresi içinde bile alma hakkı yoktur. Ama buna rağmen kadın iddet süresi içinde bir başkasıyla evlenemez.
d) Gayri medhule (evlendiği halde zifaf görmemiş) kadın iddet beklemez.
e) Kocası vefat eden bir kadının iddet süresi 4 ay 10 gündür.
Talak Suresi'nin ayetleri, bu kaidelerden hiçbirini ortadan kaldırmamış veya değiştirmemiştir. Bu surenin nüzulü şu iki sebepten ötürüdür.
Birincisi, Erkeklere hanımları boşama hakkı verilirken, mümkün mertebe boşanma olmasın diye, onlara ellerindeki bu haklar hikmetle anlatılmıştır. Boşanma ancak, barıştırma imkanları sonuna dek arandıktan sonra vukubulmalıdır. Çünkü İslâm'da boşanmaya -kerhen- izin verilmiştir. Nitekim Allah'ın mübahlar içinde en sevmediği şey boşanmadır. Hz. Peygamber (s.a) şöyle buyurmuştur: "Allah'ın helâl kıldığı ama en sevmediği şey boşanmadır." (Ebu Davud) , "Tüm helâl şeyler içerisinde, Allah'ın en nefret ettiği şey boşanmadır" (Ebu Davud) .
İkincisi, Bakara Suresi'ndeki emirlerden sonra, mutlaka çözüme kavuşturulurken, diğer yandan da İslâm'daki aile hukuku kemale erdirilmiştir. Sözgelimi hayız ve nifastan kesilmiş henüz hayız görmeye başlamamış bir kadının iddet süresi ne kadar olacaktır? Yahut kendisine 2 talak verilmiş veya kocası vefat etmiş hamile kadın ne kadar iddet bekleyecektir? Çeşitli nedenlerle boşanmak durumunda olan kadınların nafaka, ikamet meseleleri nasıl çözümlenecektir? Anne ve babası boşanmış olan bir çocuğun emzirilmesi nasıl halledilecektir? İşte bu surede, bunlara cevap verilmiştir.

(Tefhimü'l-Kur'an, Mevdudi)


   

bu sayfayı yazdır

 

Harfe göre

  Abese   

    Adiyat   

Ahkaf   
Ahzab   
A'la   
Alak   
Al-i İmran   
Ankebut   
A'raf   
Asr   
Bakara   
Beled   
Beyyine   
Buruc   
Casiye   
Cin   
Cum'a   
Duha   
Duhan   
En'am   
Enbiya   
Enfal   
Fatiha   
Fatır   
Fecr   
Felak   
 Fetih   
 Fil   
Furkan   
 Fussilet   
Gaşiye   
Hac   
Hadid   
Hakka   
Haşr   
Hicr   
Hucurat   
Hud   
Hümeze   
İbrahim   
 İhlas   
İnfitar   
 İnsan   
İnşikak